Translate

Risale-i Nur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Risale-i Nur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2012 Cumartesi

Çocukların ruhları Risale-i Nur'u şöyle hisseder


Bismillahirrahmanirrahim

Risale-i Nur’a herkesten ziyade iştiyak gösteren, mâsum gençler ve çocuklardır. Binler nümunesinden bir nümunesi şudur:

Bir zaman, Bolvadin kazasından geçerken, Üstadın geldiğini gören ilk ve orta mektep talebeleri, bilâ-istisna hepsi mektebin bahçesinden çıkarak arabanın etrafını alıp selâm veriyorlardı ve lisan-ı halleriyle “Hoşgeldiniz” diyerek tebriklerini ve minnettarlıklarını takdim ediyorlardı.

Bunun hikmetini, bir müddet evvel Emirdağında, bindiği faytonun geçtiğini görüp tâ uzaklardan dikenlere basarak “Bediüzzaman dede, Bediüzzaman dede!” diye Emirdağ köylerinin yollarında koşuşan mâsum çocuklar münasebetiyle, Üstadımızdan sormuştuk. O zaman, “Bu mâsumların akılları derk etmiyor; fakat ruhları bir hiss-i kablel-vuku ile hissediyor ki, Risale-i Nur’la bunlar hem imanlarını kurtaracak; hem vatanlarını, hem kendilerini, hem istikballerini dehşetli tehlikelerden muhafaza edecekleri için bu hakikati kalbleri hissetmiş. Ve benim Risale-i Nur’un tercümanı olmam hasebiyle, Risale-i Nur’a ait muhabbet, teşekkürat ve minnettarlığı bana gösteriyorlar” dedi ve onlara dua ettiğini söyledi.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Aleviler Risale-i Nur'u Sünnilerden çok dinlemeli

Bismillahirrahmanirrahim

Aziz, sıddık kardeşlerim,

Alevîler, Risale-i Nur’un derslerini Sünnîlerden ziyade dinlemeseler, Âl-i Beyte muhabbet dâvâları yanlış olur.

Aziz, sıddık kardeşlerim,

Ali köyünde Risale-i Nur şakirtlerinden Ali Efendi, münafıklar hakkında bir âyet-i kerimeyi soruyor. Şimdi zamanım izaha müsait olmadığı için, kısaca bir iki cümle beyan ediyorum.

“Münafık öldükten sonra namazı kılınmaz” meâlindeki âyet, o zamandaki ihbar-ı İlâhî ile bilinen kat’î münafıklar demektir. Yoksa zan ile, şüphe ile münafık deyip namaz kılmamak olmaz.

11 Mart 2011 Cuma

Risale-i Nur'a itiraz edene adavet etmeyin

Bismillahirrahmanirrahim 

Aziz, sıddık, müstakim kardeşlerim,

Gayet ciddi bir ihtarla bir hakikati beyan etmeye lüzum var. Şöyle ki:

“Gaybı Allah'tan başkası bilemez.” sırrıyla, ehl-i velayet, gaybî olan şeyleri, bildirilmezse bilmezler. En büyük bir velî dahi, hasmının hakikî halini bilmedikleri için, haksız olarak mübareze etmesini Aşere-i Mübeşşerenin mabeynindeki muharebe gösteriyor. Demek, iki veli, iki ehl-i hakikat birbirini inkâr etmekle makamlarından sukut etmezler. Meğer, bütün bütün zahir-i şeriate muhalif ve hatası zahir bir içtihadla hareket edilmiş ola.

29 Ocak 2011 Cumartesi

Ya Rabbi! Kalpleri Risale-i Nur'a musahhar kıl

Bismillahirrahmanirrahim

Ey Rabbü'l-Enbiyâ ve's-Sıddîkîn!

Bütün onlar Senin mülkünde, Senin emrin ve kudretin ile, Senin irâde ve tedbîrin ile, Senin ilmin ve hikmetin ile musahhar ve muvazzaftırlar. Takdîs, tekbir, tahmîd, tehlîl ile, küre-i arzı bir zikirhâne-i âzam, bu kâinatı bir mescid-i ekber hükmünde göstermişler.

Yâ Rabbî ve yâ Rabbe's-Semâvâti ve'l-Arâdîn! Yâ Hâlıkî ve yâ Hâlık-ı Küll-i Şey!

19 Ocak 2011 Çarşamba

Risale-i Nur'daki şefkat, bizi siyasetten men etmiş

Bismillahirrahmanirrahim


Bu defaki küçük müdafaatımda demiştim:

"Risale-i Nur'daki şefkat, hakikat, hak, bizi siyasetten men etmiş. Çünkü mâsumlar belâya düşerler; onlara zulmetmiş oluruz." Bazı zâtlar bunun izahını istediler. Ben de dedim:

Şimdiki fırtınalı asırda gaddar medeniyetten neş'et eden hodgâmlık ve asabiyet-i unsuriye ve umumî harpten gelen istibdadat-ı askeriye ve dalâletten çıkan merhametsizlik cihetinde öyle bir eşedd-i zulüm ve eşedd-i istibdadat meydan almış ki, ehl-i hak, hakkını kuvvet-i maddiye ile müdafaa etse, ya eşedd-i zulüm ile, tarafgirlik bahanesiyle çok bîçareleri yakacak; o hâlette o da ezlem olacak ve mağlûp kalacak.

16 Ocak 2011 Pazar

Çare Risale-i Nur’un gözüyle bakmak

Bismillahirrahmanirrahim


Bugünlerde, tefsirin ve Onuncu Sözün tevafukatına baktım.

Kendi kendime dedim ki: Bu ziyade tafsilât israftır. Ehemmiyetli meseleler çoktur, vakit zayi olmasın.

Birden ihtar edildi ki: O tevafuk altında çok ehemmiyetli bir mesele vardır. Hem madem tevafukta bir inâyet-i hâssa ve iltifat-ı rahmanî Risale-i Nur’a karşı tezahür etmiş, o iltifata karşı hiss-i şükran ve memnuniyet ve müteşekkirâne sevinç ne kadar ifratkârâne de olsa israf olamaz. Bu ihtar mücmelini iki cihetle izah edeceğim.

13 Ocak 2011 Perşembe

Risale-i Nur’da heykele bakış…

Bismillahirrahmanirrahim


Rivayette vardır ki, "âhirzamanda Deccal gibi bir kısım şahıslar ulûhiyet dâva edecekler ve kendilerine secde ettirecekler."

Allahu a’lem, bunun bir tevili şudur ki: Nasıl ki padişahı inkâr eden bir bedevî kumandan, kendinde ve başka kumandanlarda, hâkimiyetleri nisbetinde birer küçük padişahlık tasavvur eder.

Aynen öyle de, tabiiyyun ve maddiyyun mezhebinin başına geçen o eşhas, kuvvetleri nisbetinde kendilerinde bir nevi rububiyet tahayyül ederler ve raiyetini kendi kuvveti için kendine ve heykellerine ubudiyetkârâne serfüru ettirirler, başlarını rükûa getirirler demektir. (Şualar)

10 Ocak 2011 Pazartesi

Benim ve Risale-i Nur’un hedefi budur!

Bismillahirrahmanirrahim

Bu istida, üç makamata gönderilmiştir.

Oradaki kardeşlerime bir me’haz olmak için gönderildi

Yirmi seneden beri sabredip sükût eden bir mazlumun şekvâsını dinlemenizi istiyorum.

Risale-i Nur’da Mahatma Gandhi

Bismillahirrahmanirrahim

Güzel Türk vatanının yetiştirip bütün beşeriyete örnek insan olarak hediye ettiği büyük dâhî, büyük mürşid ve muhteşem bir insanın ismidir. Doksan yılı dolduran hayatının hergünü birer nur hâlesi, birer fazîlet ışığı, bir azim ve îman halkası halinde Türk nesillerinin ruhlarına ve dimağlarına girmiş ve bu nur, senelerle birçok karanlık ruhları aydınlatarak onları doğru, güzel ve ışıklı yollara sevk etmiştir.

İlâhî bir zekânın remzi olan büyük üstad Said Nur Hazretleri, Allah'ın müstesnâ bir lütuf ve keremi olan muhteşem dehâsını mü'min bir azim ve celâdetle bu azîz milletin hayrı, terakkîsi ve yükselişi uğruna harcamış ve onun nûru Türk hudutlarından taşarak komşu memleketlere, Pâkistan ve Endonezya'ya kadar yayılmıştır.

24 Aralık 2010 Cuma

Risale-i Nur'un mücadele ettiği felsefe...

Bismillahirrahmanirrahim

Aziz sıddık kardeşlerim,

Madem Risale-i Nur, makine ile taammüm etmeye başlamış ve madem felsefe ve hikmet-i cedideyi okuyan mektepliler ve muallimler çoklukla Risale-i Nur'a yapışıyorlar; elbette bir hakikat beyan etmek lâzım geliyor. Şöyle ki:

Risale-i Nur'un şiddetli tokat vurduğu ve hücum ettiği felsefe ise mutlak değildir. Belki muzır kısmınadır.

20 Aralık 2010 Pazartesi

Al-i beyt muhabbeti Risale-i Nur’da esastır

Bismillahirrahmanirrahim

Aziz, muhterem kardeşim,

Evvelâ zatınızın bir risale kadar câmi ve uzun ve müdakkikane hararetli mektubunuzu kemâl-i merakla okudum. Peşin olarak size bunu beyan ediyorum ki, Risale-i Nur’un üstadı ve Risale-i Nur’a Celcelutiye Kasidesinde rumuzlu işaretiyle pek çok alâkadarlık gösteren ve benim hakaik-i imaniyede hususî üstadım, İmam-ı Ali’dir (r.a.).

9 Aralık 2010 Perşembe

Risale-i Nur Kur'an'ın radyosudur

Bismillahirrahmanirrahim

Muhterem, sevgili, mübarek kardeşlerim Risale-i Nur talebelerine beyan ediyorum ki:

Risale-i Nur, nurdan bir ibrişimdir ki, kâinat ve kâinattaki mevcudatın tesbihatları onda dizilmiştir.

Risale-i Nur âhize ve nâkile ile mücehhez bir radyo-yu Kur’âniyedir ki, onun tel ve lâmbaları, âyine, tel ve bataryaları hükmündeki satırları, kelimeleri, harfleri öyle intizamkârane ve îcazdârâne bast edilmiştir ki, yarın her ilim ve fen adamları ve her meşrep ve meslek sahipleri, ilim ve iktidarları miktarında âlem-i gayb ve âlem-i şehadetten ve ruhaniyat âleminden ve kâinattaki cereyan eden her hâdisattan haberdar olabilir.

1 Aralık 2010 Çarşamba

Risale-i Nur çok Said’leri içinizde bulacak

Bismillahirrahmanirrahim

Aziz, sıddık kardeşlerim,
Onuncu Şuâ namında yazdığınız Fihristenin ikinci kısmı bana şöyle kuvvetli bir ümit verdi ki: Risale-i Nur, benim gibi âciz ve ihtiyar ve zaif bir biçareye bedel, genç, kuvvetli çok Said’leri içinizde bulmuş ve bulacak. Onun için bundan sonra Risale-i Nur’un tekmil-i izahı ve haşiyelerle beyanı ve ispatı size tevdi edilmiş, tahmin ediyorum. Bir emaresi de şudur ki:

20 Ekim 2010 Çarşamba

Risale-i Nur ve bahtiyar Alman milleti

Bismillahirrahmanirrahim
Risâle-i Nur, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimizin nûrânî meşrebini ve Sahabe-i Kirâmın âlî seciyesini beyân eden bir nur ve feyiz hazînesidir.

İşte bu mezkûr vaziyet, bugünkü dünyaya tap taze, nûrânî bir hayat ve yep yeni bir veche vererek şu hakîkati gösteriyor ki; çoktandır birbirine muârız zannedilen ehl-i mekteple ehl-i medreseyi ve ehl-i tekyeyi, Risâle-i Nur, Tevhid ve telif ediyor. Hem de, muâraza halinde olan Şarkla Garbı barıştırıyor.

18 Ekim 2010 Pazartesi

Risale-i Nur'un karşı çıktığı felsefe

Bismillahirrahmanirrahim
Aziz sıddık kardeşlerim,

Madem Risale-i Nur, makine ile taammüm etmeye başlamış ve madem felsefe ve hikmet-i cedideyi okuyan mektepliler ve muallimler çoklukla Risale-i Nur'a yapışıyorlar; elbette bir hakikat beyan etmek lâzım geliyor. Şöyle ki:

Risale-i Nur'un şiddetli tokat vurduğu ve hücum ettiği felsefe ise mutlak değildir. Belki muzır kısmınadır.

13 Eylül 2010 Pazartesi

Risale-i Nur, manevi tahribata bir kaledir

Bismillahirrahmanirrahim
Gayet ehemmiyetli bir hâdise, bir istida ve bir şekvâdır
Pakistan’da çıkan es-Sıddık namındaki mühim bir mecmua elimize geçti. Baktık ki, elli sahifelik o mecmuanın yarısına yakın kısmı Risale-i Nur’un bazı makaleleridir. Ve bilhassa başında Risale-i Nur’dan Yirmi İkinci Mektubun Birinci Mebhasını gayet ehemmiyetle ve takdirle âlem-i İslâma, “Mü’minler kardeştirler.” (Hucurât Sûresi, 49:10.) âyetine bir dâvetnâme hükmünde yazdığını gördük. Şimdi o Arabî mecmuanın tercüme ettiği risalenin aslı olan Türkçesini efkâr-ı âmmeye, hususan bu hükûmet-i İslâmiyenin reislerine ve meb’uslarına bir sene evvel verildiği gibi, yine berâ-yı malûmat takdim etmek için iki-üç sebep var:

11 Eylül 2010 Cumartesi

Risale-i Nur dünya işlerine alet olamaz!

Bismillahirrahmanirrahim
Aziz, sıddık kardeşlerim,
Risale-i Nur dünya işlerine âlet olamaz, dünya işlerine siper edilmez. Çünkü, ehemmiyetli bir ibadet-i tefekküriye olduğu cihetle, dünyevî maksatlar onunla kasten istenilmez. İstenilse, ihlâs kırılır, o ehemmiyetli ibadet şekli değişir. Yani, çocuklar gibi, döğüştükleri vakit Kur’ân’ı başına siper eder. Başına gelen zarar Kur’ân’a geldiği gibi, Risale-i Nur, böyle muannid hasımlara karşı siper istimal edilmemeli.

27 Haziran 2010 Pazar

Risale-i Nur'u Anlayarak Nasıl Okuyalım?


Risale-i Nur’u eminim ki hepiniz duymuşsunuzdur. Hatta pek çoğunuz okumuşsunuzdur da.. Risale-i Nur, Bediüzzaman Said Nursi’nin kaleminden içinde yaşadığımız asrın hastalıklarına
Kur’an’ın eczahanesinden ilaçlar sunan bir eser.
Siz de takdir edersiniz ki, Risale-i Nur’u tanıyanların en büyük arzusu, bu muhteşem ilimler hazinesini verimli okumak ve doğru anlayabilmektir. Bunun için önemli olan bizi hedefimize götürebilecek bir metod tayin etmemiz. İşte bu yazıda size bazı metodlar önereceğiz.
Vereceğimiz metodları uyguladığınızda, Risale-i Nur’u okumayı ve anlamayı, başarabilir ve aynı zamanda bunu zevkli bir uğraşa dönüştürebilirsiniz.

26 Haziran 2010 Cumartesi

Risale-i Nur'u Okuma ve Anlama Üzerine







Ne yazık ki bugün insanımızın en karakteristik bir yanı, okumamak ve düşünmemek. Zannediyorum, bizi verimsiz hale getiren de işte bu. İstisnaları olsa da bu bir gerçek. Bizim dünyamızın insanı senede bir kitap okumaz. Bir yerde oturup iki saat düşünmez. Türkiye’de hiç kitap okunmadığı bir dönemde Bediüzzaman yazmış ve okuyun demiş. Zira kitap okumayınca insanın insanlığını inkişaf ettirmesi zordur."(1)

Risale-i Nur Nasıl Bir Tefsirdir?





Tefsir, Kur’an-ı Kerim’in lafızlarından kasd edilen manaları beşer takati ölçüsünde açıklamak, demektir. Kur’an’ın en yetkili müfessiri, Hz. Peygamber (a.s)dır. “Sana da, ey Resulüm, bu Zikri indirdik ki kendilerine indirileni insanlara açıklayasın” (Nahl 44) ayeti bunu açıkça belirtir. Onun Kur’an hakkında üç mühim görevi vardı:
1-Tebliğ
2-Tebyin (açıklama)
3-Tatbik.