Translate

yoktur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yoktur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Kasım 2013 Pazar

Kullukta ancak teslimiyet vardır, tecrübe yoktur


Bismillahirrahmanirrahim
İ’lem eyyühe’l-aziz!
Ubudiyette ancak teslimiyet vardır. Tecrübe, imtihan yoktur.
Çünkü, seyyid, efendi; abdini, hizmetkârını tecrübe ve imtihan edebilir. Fakat, abd; seyyidini imtihan etmek salâhiyetinde değildir. Ve keza insan Rabbini, Hâlıkını tecrübe edemez. (Mesnevi-i Nuriye-Zeylü'z-Zeyl)

18 Ekim 2013 Cuma

Kabul olmayan dua yoktur, belki...


Bismillahirrahmanirrahim

Hidayet-i Kur’âniyyenin nesîminden

Peygamberlerin Efendisi Muhammed’in risaletini âlemlere rahmet kılan Âlemlerin Rabbine hamd olsun. Allah, ona ve bütün âl ve ashabına rahmet etsin.

19 Haziran 2013 Çarşamba

Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yoktur

Bismillahirrahmanirrahim

Hakikat

26 Şubat 1324 (Mart 1909)
Dinî Ceride, No. 70


Biz kâlû belâdan cemiyet-i Muhammedîde (a.s.m.) dâhiliz. Cihetü’l-vahdet-i ittihadımız tevhiddir. Peymân ve yeminimiz imandır. Madem ki muvahhidiz, müttehidiz. Her bir mü’min i’lâ-yı kelimetullah ile mükelleftir. Bu zamanda en büyük sebebi maddeten terakki etmektir. Zira, ecnebîler fünun ve sanayi silâhıyla bizi istibdad-ı mânevîleri altında eziyorlar. Biz de, fen ve san’at silâhıyla i’lâ-yı kelimetullahın en müthiş düşmanı olan cehil ve fakr ve ihtilâf-ı efkârla cihad edeceğiz.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Bütün eşyânın Yaratıcısı tektir, ortağı yoktur


Bismillahirrahmanirrahim

İ’lem eyyühe’l-aziz!

Herbir masnûda,
herbir zerrede görünen tasarruf-u mutlak,
kudret-i muhîta ve
hikmet-i basîrenin delâlet ve şehadetleriyle sabittir ki, bütün eşyânın Sânii vahiddir, şeriki yoktur.

Ne kudretinde inkısam var, ne iktidar ve ihtiyarında tecezzî vardır.

Binaenaleyh, Sâni ancak Vâcibü’l-Vücud olacaktır ki, kaderin mizanıyla yürüyen kudretine bir nihayet yoktur. (Mesnevi-i Nuriye)

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Mü’minin ruhunda adâvet, kin, vahşet yoktur


Bismillahirrahmanirrahim

Arkadaş!

İman, bütün eşya arasında hakikî bir uhuvveti, irtibatı, ittisali ve ittihad rabıtalarını tesis eder.

Küfür ise, bürudet gibi, bütün eşyayı birbirinden ayrı gösterir ve birbirine ecnebî nazarıyla baktırır. Bunun içindir ki, mü’minin ruhunda adâvet, kin, vahşet yoktur. En büyük bir düşmanıyla bir nevi kardeşliği vardır. Kâfirin ruhunda hırs, adâvet olduğu gibi, nefsini iltizam ve nefsine itimadı vardır. Bu sırra binaendir ki, dünya hayatında bazan galebe kâfirlerde olur. Ve keza, kâfir, dünyada hasenatının mükâfatını filcümle görür. Mü’min ise, seyyiatının cezasını görür.

10 Haziran 2011 Cuma

Arapçadaki meziyet diğer lisanlarda yoktur

Bismillahirrahmanirrahim

Semâvât ve arzın Hâlıkının ahkâm-ı İlâhiyesinde tasarruf ve ibâdının ibâdâtına müdahale o Hâlıkın izn-i mânevîsi olmazsa, o tasarruf, o müdahale merduddur.

Meselâ, bazı gafiller, hutbe gibi bazı şeâir-i İslâmiyeyi Arabîden çıkarıp her milletin lisanıyla söylemeyi iki sebep için istihsan ediyorlar.

Birincisi: “Tâ siyaset-i hazıra avâm-ı Müslimîne de o suretle tefhim edilsin.”