Translate

9 Ağustos 2011 Salı

Dua nasıl kabul olur

Bismillahirrahmanirrahim

Bazı şerâit dahilinde dua makbul olur.
Şerâit-i kabulün içtimaı nisbetinde makbuliyeti ziyadeleşir.

Ezcümle, dua edileceği vakit, istiğfar ile mânevî temizlenmeli;
sonra, makbul bir dua olan salâvat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli
ve âhirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur.


• Hem gıyaben ona dua etmek,

• Hem hadîste ve Kur’ân’da gelen me’sur dualarla dua etmek; meselâ,
“Allahım, Senden kendim ve onun için dünyada ve âhirette af ve âfiyet istiyorum.”  (en-Nevevî,)

“Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver. Ve bizi Cehennem ateşinin azâbından koru.” (Bakara Sûresi, 2:201.)

gibi câmi dualarla dua etmek

• Hem hulûs ve huşû ve huzur-u kalble dua etmek,

• Hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra,

• Hem mevâki-i mübarekede, hususan mescidlerde,

• Hem Cumada, hususan saat-i icabede,

• Hem şuhur-u selâsede, hususan leyâli-i meşhurede,

• Hem Ramazan’da, hususan Leyle-i Kadirde dua etmek, kabule kârin olması rahmet-i İlâhiyeden kaviyen me’muldür.

O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür; veyahut dua olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek, aynı maksat yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez, belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir. (Mektubat sh. 395)

Bediüzzaman Said Nursi

Hiç yorum yok: